Kırmaya değil, onarmaya; incitmeye değil, gönül almaya değer.


İnsanın bu dünyada koruması gereken en kıymetli hazinelerden biri, dilidir.

Çünkü dil, kalbin aynasıdır; içinden ne taşıyorsan, sözüne de o siner.

Kalbi incelmiş olanın dili de incelir; gölgesi sert olanın kelimesi de sertleşir.

Bir düşün hele…
Sürekli bağırıp çağıran, her fırsatta küfre sarılan bir insan nasıl görünür dışarıdan?

Herkes ondan uzak durur; kimisi ürker, kimisi bıkar, kimisi de acır hâline.

Ama hiç kimse hürmet etmez ona.

Tıpkı sokakta önüne gelen her şeye havlayan o sahipsiz köpekler gibi…

Çok ses çıkarırlar, çok görünürler; fakat kimse onları ciddiye almaz.

Sesi gürdür ama sözü değersizdir.

Tatlı dil ise bambaşka bir şeydir.

Bir “merhaba”n sıcacık olsun, bir “nasılsın”ın içten olsun; bak göreceksin, bulunduğun yer bile güzelleşir.

Çünkü tatlı söz, insanın yüzünü de aydınlatır gönlünü de.

Onunla konuşan rahatlar; sözü ferahlık, nefesi iyilik taşır.

Gönüllerin kapısı ona kendiliğinden açılır.

Unutma:Dilini küfre alıştırırsan, bir gün o dil seni ele geçirir.

Ama gönlünü güzelliklere açar, sözünü zarafetle süslersen; hem dostların çoğalır, hem de insanların kalbinde

kıymet bulursun.

Hayat dediğin uzun bir yol değil…

Kırmaya değil, onarmaya; incitmeye değil, gönül almaya değer.

O yüzden, sert olma evladım—

Sert konuşma, kalp kırma.

Dilini güzel sözlere meylettir, gönlünü olgunlaştır.

Gerisi, suyun akışı gibi kendiliğinden gelir.

𝓗𝓪𝓴𝓲𝓶𝓮 𝓖𝓾𝓵𝓼𝓾𝓶 𝓗𝓲𝓬𝓻𝓮𝓽

  • İlgili Yazılar

    Kendinizle ilgili üç şeye şükredin.

    Read more

    Allah’ın tanıdığı bir kolaylıktır (ruhsat).

    Read more

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir