Geçmişe Yolculuk ve Helal Kazanç
Arada bir eski mahalleme giderim.
Çocukluğumun geçtiği sokaklardan yürür, tanıdık kapılara bakarım.
Bazen birine rastlarım, bazen bir kapıyı çalıp hâl hatır sorarım.
İnsan geçmişine dokununca garip bir duyguya kapılır…
Hem tanıdık, hem uzak.
Geçen Ramazan’da yine uğramıştım.
Evime dönerken yolda bir teyzeye rastladık.
Hal hatır sorduktan sonra “Ne yapıyorsun?” dedi.
Ben de “Zeytinlikle uğraşıyoruz, toparlamaya çalışıyoruz,” dedim.
Daha sözüm bitmeden yüzünde farklı bir ifade oluştu:
“Duydum,” dedi, “bir iş yaptırmışsınız, ‘balyeyi vurdu’ diyorlardı.
Sen de pek safmışsın…
İnsan bir etrafına sormaz mı?”
Balye Vurmak Ne Demek?
Pardon da ben niye saf oluyorum?
Bilmediğim bir konuda karşımdaki insana güvenmek mi saflık?
Yapılan işin karşılığını eksik vermemek için sorgulamadan ödemek mi?
Yoksa herkesin her şeyi bilmek zorunda olduğu gibi garip bir kabule inanmak mı?
“Balye vurdu” demek, birinin yaptığı işin karşılığında hak ettiğinden fazlasını alması demektir.
Yani açık açık haksız kazanç.
Bile bile fazlasını almak…
Biz bilmeyebiliriz.
Bu gayet normal.
Her insan her şeyin fiyatını, değerini bilmek zorunda değil.
Ama bir insanın bunu fırsata çevirip fazlasını alması normal değil.
Bu, düpedüz bir karakter meselesidir.
Haksız Kazanç ve Dedikodu
Daha da ağır olan, bunu bir yanlış olarak görmek yerine, gülerek anlatmak.
Sanki marifetmiş gibi konuşmak…
İşte asıl sorun burada.
Haksız kazanç elde eden kadar, buna sessiz kalan…
Hatta bunu eğlenceye çeviren zihniyet de sorunlu.
Ortada bir haksız kazanç ihtimali varsa, bunu kesin olarak bilemem.
Allah en iyi bilendir.
Ama şunu net söyleyebilirim: Buna keyif almak ya da gülmek yok.
Bir insanın helal kazancını haramla karıştırması, bir Müslüman olarak içimi burkar.
Helal Kazanç ve Karakter
Biz bir iş yaptırdık.
Fiyatını bilmiyorduk, pazarlık yapmadık.
Söyleneni ödedim.
Çünkü bizim için önemli olan, birinin emeğinin karşılığını vermek, helal kazanılanı helal şekilde ödemekti.
Ama bazıları için önemli olan bu değilmiş.
Onlar için önemli olan, bunu alıp dedikoduya çevirmek ve bundan keyif almak.
Şunu net söyleyeyim: Eğer ortada bir “balye vurma” varsa, bu benim saflığım değil.
Bu, karşı tarafın karakter meselesidir.
Biz bilmeyebilirim; bu ayıp değil.
Ama bir insanın bunu fırsata çevirmesi ayıptır.
Daha da ayıbı ne biliyor musunuz?
Buna gülmek.
Vicdanın Önemi
İşte tam burada insanın vicdanı ve iman devreye giriyor.
Bir işin karşılığını almak mı, yoksa haksız kazançla başkasının emeğini çiğnemek mi…
Aradaki çizgi o kadar ince ki, bazen insanlar bunu fark etmiyor sanıyorlar.
Ama farkında olmak zorunda değilsin; önemli olan farkındalık ve Allah’a karşı sorumluluk bilincidir.
Ben bilmediğim bir konuda, karşımdakine güvenerek ödeme yaptım.
Bu saflık değil; bu insan olmanın, adaletin ve Allah’ın rızasını gözetmenin gereği.
Karakter, zor zamanlarda belli olur.
Bazıları kendi menfaatini başkasının hakkı üzerinden sağlamaya çalışır.
Bazıları ise hakkı teslim eder.
Ben ikinci gruptan olmaya çalsiyroum .
Helal Kazanç Kalıcıdır
Dua ediyorum: Allah, herkesin kalbini aydınlatsın, haksızlığa sevinenleri ıslah etsin.
Bizleri de doğruluktan şaşmadan yolumuza devam ettirsin.
Unutulmamalı: Para kazanmak geçici, ama karakter, ahlak ve Allah rızası kalıcıdır.
İnsan, kazandığıyla değil, kazandığını nasıl kazandığıyla ölçülür.
Ve işte ben, bu bilinçle, gönlüm rahat bir şekilde yoluma devam ediyorum.
Helal ve hakkaniyetli bir yaşam sürmek…
İşte gerçek kazanç budur.