Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul ve yalnız Rabbine yönel.

Fe inne me’al ‘usri yusrâ.

İnne me’al ‘usri yusrâ.

Fe izâ ferağte fensab.

Ve ilâ rabbike ferğab.”

Anlamı: “Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.

Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.

Öyleyse bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul

ve yalnız Rabbine yönel.”

Bu ayetler, Kur’an-ı Kerim’de geçen ve İnşirah Suresi’nin en çok insana dokunan bölümlerinden biri.

Aslında çok kısa ama hayatın neredeyse her haline temas eden bir mesaj veriyor.

İnsan hayatında zorluk kaçınılmaz.

Bazen işler yolunda gitmez, bazen beklediğin kapılar açılmaz, bazen de içinden hiçbir şey yapmak gelmez.

Böyle anlarda insanın ilk tepkisi genelde “Neden ben?” oluyor.

İşte bu ayet tam o düşüncenin ortasına girip yönünü değiştiriyor.

Diyor ki: “Zorluk var, evet… ama o zorluk tek başına değil.”

Buradaki en güzel taraf şu: Kolaylık, zorluktan sonra demiyor. “Beraber” diyor.

Yani sen o sıkıntının içindeyken bile aslında bir yerlerde kolaylıklar var.

Belki fark etmiyorsun, belki henüz açığa çıkmadı ama var.

Bu bakış açısı insanın yükünü hafifletiyor.

Çünkü mesele sadece sabretmek değil, aynı zamanda umutla bakabilmek.

Düşünsene, hayatında seni en çok zorlayan dönemleri…

Sonrasında bir şekilde bir şeyler yerine oturmadı mı?

Ya yeni bir kapı açıldı, ya bir şey öğrendin, ya da eskisinden daha güçlü bir hale geldin.

İşte ayet tam da bunu söylüyor: Zorluk, aslında içinde bir dönüşüm taşıyor.

Sonraki ayet ise bu düşünceyi çok güzel tamamlıyor: “Boş kaldın mı hemen başka bir işe koyul.”

Bu, insanın ruh halini çok iyi bilen bir yönlendirme.

Çünkü insan boş kaldığında çoğu zaman zihni doluyor.

Gereksiz düşünceler, kaygılar, iç sıkıntısı…

O yüzden burada bir akış öneriliyor.

Hayatın içinde kal, üret, çabala.

Bir işi bitirdiğinde kendini tamamen salıp dağılma.

Ama hemen ardından gelen cümle çok önemli: “Ve yalnız Rabbine yönel.”

Yani sadece çalışmak, meşgul olmak yetmez.

Kalbin de bir yere bağlanması lazım.

İnsan bazen çok yoğun olur ama yine de huzursuzdur.

Çünkü iç taraf boş kalmıştır.

Bu ayet, dış dünyayla iç dünyayı dengeliyor: Hem hareket et, hem de yönünü kaybetme.

Bütününü düşündüğünde bu ayetler sanki şöyle bir şey söylüyor: Hayat zorlaştığında bunun kalıcı olmadığını bil.

O zorluğun içinde  bize ait bir kolaylık saklı.

Sen yoluna devam et, boşluğa düşme, ama kalbini de sahipsiz bırakma.

Çünkü insan en çok, yönünü kaybettiğinde yoruluyor.

Kısacası bu ayetler sadece bir teselli değil, aynı zamanda bir yol gösterme.

Hem umut veriyor hem de “nasıl yaşamalıyım?” sorusuna sade ama derin bir cevap sunuyor.

Allah en iyi biledir 

Selam ve dua ile  

Allah’a emanetiz, Allah’a emanet olsun 

  • İlgili Yazılar

    Tu t’accroches vraiment à quoi ?

    Read more

    Sen aslında neye takılıyorsun?

    Read more

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir