(Mekke’de inmistir .11 âyettir.)

Rahman ve Rahim Allah’ın adı ile.
1- Andolsun kuşluk vaktine.
2-Örtüp büründüğünde geceye ki;
3-Rabbin seni terk etmedi, sana darilmadi da.
4 – Andolsun ki âhiret senin için dünyadan daha hayirlidir .
5- Elbette Rabbin sana verecek sen de hoşnut olacaksın.
1-3Yüce Allah, Rasûlü’ne gösterdiği itina hakkında, kuşluk vaktinden aydınlığı etrafa yayılan gündüze ve etrafı örtüp karanlığın koyulaştığı vakit geceye yemin ederek şöyle buyurmaktadır:
“Rabbin seni terk etmedi.”
Sana inayetini ihsan ettiğinden beri seni terk etmedi; seni terbiye ve riâyetiyle gözettiğinden beri ihmal etmedi. Aksine, en mükemmel şekliyle seni terbiye etmeyi sürdürdü, derece derece seni yükseltip durdu.
“Sana kızmadı da.”
Allah seni sevdiğinden, bu ana kadar sana asla kızmadı. Şüphesiz ki bir şeyin reddedilmesi, onun zıddının sabit olduğuna delildir. Katıksız bir red ise, zıddının kemal derecede sabit oluşunu ihtiva etmediği sürece övgü olmaz.
İşte Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in geçmişteki durumu ve hâlihazırdaki durumu… Bu, mükemmel ve en eksiksiz bir hâldir. Allah onu sevmiş ve bu sevgisini sürekli kılmıştır. Kemâl derecelerinden onu yükseltip durmuş ve onun üzerindeki itinâsı daim olmuştur.
4- Gelecekteki durumu konusunda da Allah şöyle buyurmaktadır:
“Âhiret, sonrası senin için kesinlikle dünyadan / öncesinden daha hayırlıdır.”Yani gelecekteki her
hâlin, şimdiki hâlinden daha iyi; sonraki hâlin de mutlaka bir önceki hâlinden üstün olacaktır.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem derece derece, sürekli yüceliğe doğru yükselip durmuştur.
Allah, onun dinini ve iktidarını pekiştirmiş, düşmanlarına karşı onu muzaffer kılmıştır.
Ölünceye kadar bütün hâllerinde ona doğruyu göstermiştir.
O, öncekilerin ulaşamadığı, sonrakilerinin de ulaşamayacağı fazîletlere ulaşmıştır.
Pek çok nimete, göz aydınlığına ve kalp sürûruna nâil olmuştur.
Bundan sonra artık onun âhirette mazhar olacağı ilâhî lütufların teferruatını ve nimetlerin çeşitlerini sorma gitsin.
5- İşte bundan dolayı” Rabbin sana elbette ihsanda bulunacak, ve sen de hoşnut olacaksın ” buyurmaktadır.
Bu öyle bir konumdur ki, bu konumu ancak bu kadar özlü ve kapsamlı ifadeyle dile getirmek mümkündür.
6-Daha sonra Yüce Allah, kendisinin de bilmiş olduğu ona yönelik özel birtakım lütuflarını hatırlatarak şöyle buyurmaktadır: “O, seni yetimken barındırmadı mı?”
Yani senin annen de baban da yoktu. Anne ve babası vefat ettiğinde, kendi işini kendi göremeyecek bir haldeydi. Ama Allah onu barındırdı ve dedesi Abdulmuttalib’in himayesine verdi. Dedesi öldükten sonra da amcası Ebu Talib onu himayesine aldı ve bu durum, Allah ona yardım edip de müminlere destek verinceye kadar devam ett
7-Şaşkinken seni doğru yolu göstermedi mi?Daha önce sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin; ama bilmediklerini sana öğretti; en güzel amellere muvaffak ve en üstün ahlâka sahip kıldı
8- Fakirken zengin kilmadimi? “Sana fethetmeye müyesser kıldığı, malları ve vergileri toplanıp sana getiren ülkelerle zengin kılmadı mı?”
“İşte bu gibi eksiklikleri senden uzaklaştıran, hiç şüphesiz her türlü eksikliği de senden uzaklaştıracaktır. O hâlde, seni zengin kılan, huzura erdiren, hayata bağlayan ve sana yardım edenin nimetlerine karşılık ver!”“
Bundan dolayı, devamında şöyle buyurmaktadır:
9- “O halde, sakın yetimi ezme ;Yetime kötü davranma, ona kızma, onu azarlama; bilakis ona ikramda bulun, elinden geldiğince ona bir şeyler ver. Senden sonra yetim bırakacağın evladına nasıl muamele edilmesini istiyorsan, ona da öylece davran.”
10- isteyene sakin azarlama;Îsteyene,
İsteyene, azarlayarak veya kaba davranarak istediğini vermeksizin geri çevirme anlamına gelecek türden bir söz söyleme. Aksine, yanında bulunandan, kolayına gelene ver ya da güzel ve iyi sözlerle onu geri çevir.
Bu, mal isteyene de, ilim öğrenmek isteyene de karşılık vermek gerektiğini kapsar.
Bundan dolayı, öğretmene düşen, öğrettiği kişiye karşı güzel ahlaklı olması, ona öncelikle kendisinin ikramda bulunması ve ona özenli davranmasıdır. Çünkü bu şekilde davranış, öğrencinin maksadını elde etmesine yönelik bir destek; kullara ve ülkeye faydalı olmak için çalışan bu kimseye de bir ikramdır.
11-Rabbinin nimetini anlat. Bu da hem din, hem dünya nimetlerini kapsar. Yani bu nimetler dolayısıyla Allah’ı öv, yücelt. Eğer bir maslahat söz konusuysa, bu nimeti özellikle zikret. Değilse mutlak olarak Allah’ın nimetlerinden söz et. Çünkü Allah’ın nimetini dile getirmek, o nimetlere şükretmeyi ve kalplerin bu nimetleri ihsan etmesini sağlar. Çünkü ihsan sahibi, iyilikte bulunani sevmek, kalbin mayasında olan bir özelliktir.
Duha Suresi’nin tefsiri – Yüce Allah’ın yardımıyla – burada sona ermektedir;
Yüce Allah’a hamdolsun.

kaynak (Tefsiru’s- Sa’di (Allametu’s-seyh Abdurrahman es – Sa’di)
Allah ondan razi olsun
Yüce Allah’a hamd-ü senâlar olsun