Bu da aslında bir işarettir.

Kur’an okurken bazen fark ederiz; gözler satırlarda dolaşır ama kalp başka bir yerde olur.

İşte o anlarda kendine kızmak yerine yumuşakça geri dönmek gerekir.

Çünkü huşû zorla gelen bir şey değil, davet edilince gelen bir misafir gibidir.

Okumaya başlamadan önce kısa bir duraklama çok şeyi değiştirir.

Elindeki telefonu bırakıp omuzlarını gevşettiğinde, içinden “Allah’ım, Sen konuşuyorsun;

ben dinliyorum” demek bile kalbin yönünü çevirir.

Bu küçük hazırlık, okuduğun kelimelerin ağırlığını hissettirmeye başlar.

Kur’an’ı hızlı bitirmek değil, içinde durabilmek önemlidir.

Bazen bir ayet seni durdurur; işte orası en kıymetli yerdir.

Devam etmek yerine geri dönmek, tekrar tekrar okumak…

Derinlik tam da burada başlar.

Çünkü huşû çok okumakta değil, bir ayeti dokunabilmekte saklıdır.

Anlamadığın yerlerde hızlanmak çok insani ama kalbi uzaklaştırır.

Oysa biraz durup “Bu bana ne söylüyor?” diye sormak, aradaki mesafeyi kapatır.

Kur’an anlaşıldıkça yabancı bir metin olmaktan çıkar, insanın içine konuşmaya başlar.

Bir de en önemli dönüşlerden biri şu: Okuduğun ayetlerin muhatabı olduğunu kabul etmek.

Uyarı varsa kendine almak, müjde varsa umutlanmak, anlatılan kıssalarda kendine bir pay aramak…

O zaman Kur’an, geçmişin hikâyesi olmaktan çıkar; senin hikâyene dokunur.

Bazen kalpte bir ağırlık olur, kelimeler içeri girmez gibi hissedilir.

Bu da aslında bir işarettir.

Küçük ama sürekli tekrar eden hatalar kalbi yavaş yavaş sertleştirebilir.

Böyle anlarda içten bir dönüş, kısa bir tövbe bile kalpte kapalı duran kapıları aralar.

Huşûyu sadece gözyaşıyla da sınırlamamak gerekir.

Herkesin kalbi aynı şekilde tepki vermez.

Kimi zaman boğazda bir düğüm, kimi zaman derin bir sessizlik, kimi zaman da tarif edilemeyen bir huzur…

Bunların hepsi huşûnun farklı halleri olabilir.

Kendine küçük bir alan açmayı deneyebilirsin.

Bir gün sadece tek bir ayeti seçip onunla yaşamak…

Sabah okumak, gün içinde hatırlamak, akşam tekrar dönmek…

O ayetin seninle birlikte yürüdüğünü fark ettiğinde, Kur’an’la arandaki bağın nasıl değiştiğini hissedersin.

Kalpten okumaya niyet eden biri için yol her zaman açıktır.

Bazen yavaş, bazen duraksayarak ilerler ama samimi bir yöneliş asla karşılıksız kalmaz.

Gün gelir, insan Kur’an’ı tutmaya çalışırken aslında Kur’an’ın kendisini tuttuğunu fark eder.

Selam ve dua  ile  

  • İlgili Yazılar

    Korumalı: Küçük ama gerçek adımlar…

    Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.

    Read more

    Selâmın Bile Hesaplandığı Zamanlar

    Selâmun aleyküm… Ne acı bir hâle geldik…

    Read more

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir